MENÜ
ANA SAYFA expand_more
FAALİYETLER expand_more
AZERBAYCAN expand_more
TÜRKİYE expand_more
HABERLER & DUYURULAR GALERİ İLETİŞİM
BAĞIŞ YAP ÜYE OL
SAKARYA AZERBAYCAN DERNEĞİ

Karabağ Zaferi

Millî Gurur ve Tarihi Adalet • 44 Günlük Vatan Muharebesi

Otuz yıllık hasretin, meşru müdafaa hakkının ve Türk dünyasının sarsılmaz kardeşliğinin zaferle mühürlendiği tarihi dönüm noktası. Bu, yalnızca bir muharebenin değil; gözyaşıyla sulanmış bir bekleyişin, şehit kanıyla yazılmış bir adaletin hikâyesidir.

Başlangıç
27 Eylül 2020

Karşı Taarruz ve Vatan Muharebesi'nin meşru müdafaa kapsamında başlangıcı.

Harekât Süresi
44 Gün

Kesintisiz stratejik askerî sevk, yüksek teknoloji ve yekvücut millî seferberlik.

Dönüm Noktası
8 Kasım 2020

Kadim kültür başkenti Şuşa'nın sarp kayalıklar aşılarak hürriyete kavuşması.

Tescil & Barış
10 Kasım 2020

Ortak Zafer Bildirisi ile 30 yıllık haksız işgalin resmen sona erişi.

format_quote
“Karabağ Azerbaycan'dır! Ünlem işareti!”
— İlham Aliyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı
30 Yıl
Süren Hasret
%20
İşgal Altındaki Topraklar
1 Milyon+
Yerinden Edilen Soydaş
44 Gün
Kurtuluş Harekâtı
2.908
Aziz Şehit

Azerbaycan'ın resmî açıklamalarına göre harekât boyunca beş şehir, dört kasaba ve iki yüz seksen altı köy düşman işgalinden kurtarılmıştır.

Tarihî Perspektif

30 Yıllık Sabır, Diplomatik Tıkanıklık ve Meşru Hak

Karabağ, asırlardır Türk ve Müslüman halkların yurdu olmuş; müziği, şiiri, mimarisi ve insanıyla Kafkasya'nın kalbinde atan bir medeniyet beşiğidir. 1990'ların başında cereyan eden haksız işgal hareketi neticesinde Azerbaycan topraklarının beşte biri zorla gasbedilmiş; bir milyondan ziyade masum insan göçmen ve mülteci (kaçkın ve mecburi köçkün) konumuna düşürülmüştür. Bu süreçte Hocalı başta olmak üzere tüm Karabağ coğrafyasında derin yaralar açılmış ve sivil hafızada silinmez izler bırakılmıştır.

Çadır kentlerde, yurt binalarında, kimi zaman bir baraka köşesinde büyüyen koca bir kuşak, evinin anahtarını göğsünde taşıyarak yaşadı. Bir annenin "Bir gün döneceğiz" diye evlatlarına verdiği söz, otuz yıl boyunca bütün bir milletin ortak duası oldu. Kimi, doğduğu evin kapısını bir daha görmeden toprağa verildi; ama hiçbiri hakkından vazgeçmedi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1993 yılında kabul ettiği 822, 853, 874 ve 884 sayılı bağlayıcı kararları, işgalci unsurların Azerbaycan topraklarından derhal, koşulsuz ve tam olarak çekilmesini emretmesine rağmen; AGİT Minsk Grubu nezdindeki diplomatik müzakereler neredeyse otuz yıl boyunca hiçbir somut netice vermemiş, statükoyu dondurma politikasına dönüşmüştür.

Uluslararası hukukun tıkandığı, barışçıl çözüm yollarının tüketildiği ve sınır hattındaki sürekli tacizlerin milli güvenliği tehdit ettiği bir vasatta, Azerbaycan Devleti Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinde güvence altına alınan meşru müdafaa hakkını kullanarak vatan topraklarını azat etme kararı almıştır. Bu karar bir intikam değil; yıllarca sabırla beklenmiş bir adaletin, hukukun gölgesinde gelen cevabıdır.

gavel

BMGK Kararları

Dört adet müstakil karar ile tescillenen toprak bütünlüğü ve dokunulmaz egemenlik hakkı.

diversity_3

Millî Birlik Ruhu

Kuzeyden güneye, diasporadan Sakarya'ya dek uzanan topyekûn vatanseverlik şuuru.

inventory_2 Arşiv Vesikası
1993 — 2020
Karabağ Harita Kaydı
BMGK 822/853/874/884 Harita Kaydı verified

Uluslararası Hukuk Dayanağı

Bu belgeler, Azerbaycan'ın yürüttüğü askerî harekâtın bir tecavüz değil; tam aksine uluslararası alanda tanınmış egemenlik haklarının ve sınır güvenliğinin iadesi olduğunu tartışmasız biçimde teyit etmektedir.

Acının Adı
26 Şubat
Hocalı • 1992

Hocalı'nın Feryadı Zaferle Dindi

26 Şubat 1992 gecesi Hocalı'da yaşananlar, çağımızın en ağır insanlık dramlarından biri olarak hafızalara kazındı. Azerbaycan'ın resmî kayıtlarına göre altı yüz on üç sivil; kadınlar, çocuklar, yaşlılar bu gecede hayatını kaybetti. Binlercesi yurdundan, yuvasından, hatıralarından koparıldı.

Otuz yıl boyunca her şubat, bir milletin yüreğinde yeniden yandı. Hocalı için dikilen her anıt, yakılan her mum, söylenen her dua aynı soruyu sordu: "Adalet ne zaman?" 2020'nin sonbaharında bu sorunun cevabı, Karabağ'ın dağlarında yankılanan zafer nidasıyla geldi.

Zafer, Hocalı'da yarım kalan bir ninninin, Hocalı'da susturulan bir çocuk kahkahasının hesabıdır.

Başkomutanın Sözü

Demir Yumruk: Bir Millet Tek Yürek Oldu

Savaşın ilk günlerinden itibaren Azerbaycan Cumhurbaşkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı İlham Aliyev, halkına her akşam aynı kararlılıkla seslendi. Onun cümleleri; cepheyi de, cephe gerisini de, dünyanın dört bir yanındaki Azerbaycanlıyı da aynı ruhta birleştirdi. Orduyu bir "demir yumruk" olarak tarif eden o ses, milyonların yüreğine umut ve güven oldu.

format_quote
“Karabağ Azerbaycan'dır! Ünlem işareti!”

Savaş boyunca defalarca tekrarlanan, bir davanın ve bir milletin özetine dönüşen cümle.

format_quote
“Aziz Şuşa, sen azatsın! Aziz Şuşa, biz döndük! Aziz Şuşa, seni biz ihya edeceğiz!”

8 Kasım 2020'de, Şuşa'nın kurtuluşunu halkına müjdelediği tarihi hitap.

format_quote
Bu bildiri, Ermenistan için bir kapitülasyondur.

10 Kasım 2020'de üçlü bildirinin ilanı sonrası halka yaptığı konuşmanın özü.

Aliyev'in bu hitapları, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı'nın resmî arşivinde ve dönemin televizyon yayınlarında yer almaktadır. Cümleler, özgün dilden Türkçeye aktarılmıştır.

Kronoloji

44 Günlük Şanlı Destan

Araz Vadisi boyunca kademe kademe ilerleyen, çağdaş harp tarihine geçen koordineli kurtuluş harekâtı.

GÜN 01 radio_button_checked
27 Eylül 2020
Karşı Taarruz

Provokasyonlara cevap olarak başlatılan genel harekât ve ilk temas hattının yarılması.

Murovdağ & Terter
GÜN 08 verified
4 Ekim 2020
Cebrail

Güney cephesinde kilit düğüm noktası Cebrail şehri ve köylerinin azat edilişi.

Hudaferin Köprüsü hattı
GÜN 21 verified
17 Ekim 2020
Fuzuli

Ağır istihkâmların imhası ve Fuzuli kent merkezinin yeniden ay yıldızlı bayrakla buluşması.

Stratejik geçiş koridoru
GÜN 24 verified
20 Ekim 2020
Zengilan

İran sınır hattının tam kontrolü ve tarihi Hüdâferin köprülerinde bayrağın dalgalanışı.

Güney sınır emniyeti
GÜN 29 verified
25 Ekim 2020
Gubadlı

Dağlık arazide yüksek manevra gücü ile Laçın koridorunun güney kıskacına alınması.

Bazarçay Vadisi
ZİRVE stars
8 Kasım 2020
Şuşa'nın Kurtuluşu

Sarp kayalıkları hafif silahlarla tırmanan özel kuvvetlerin eşsiz kahramanlığı.

Zafer Günü
GÜN 44 task_alt
10 Kasım 2020
Üçlü Bildiri

Ermenistan'ın teslim belgesini imzalaması ve Ağdam, Kelbecer, Laçın'ın kansız iadesi.

Hukuki Tescil

Cephede Yazılan Destan

27 Eylül sabahı, Azerbaycan Ordusu cephe boyunca eş zamanlı karşı taarruza geçti. İlk saatlerde stratejik yükseltilerin ele geçirilmesi, otuz yıldır donmuş cephe hattında bir çığ gibi büyüyen ilerleyişin başlangıcı oldu. Genç subaylar, yedek askerler, gönüllü kardeşler aynı ant altında buluştu: bu topraklar geri alınacaktı.

Cebrail'in düşmesiyle güney cephesinde kapılar açıldı; Fuzuli, Zengilan ve Gubadlı birbirini izledi. Her kurtarılan köyde yeniden göndere çekilen bayrak, bir milletin otuz yıl boyunca yutkunduğu hasretin nidasıydı. Kimi köyde yıkılmış bir cami, kimi köyde ot bürümüş bir mezarlık, kimi evde yarım kalmış bir sofra bekliyordu askerleri. Her biri tarihin tanığı oldu.

Sınırların Ötesinden Gelen Dualar

Cephedeki gençler yalnız değildi. Bakü'den Nahçıvan'a, İstanbul'dan Sakarya'ya, Ankara'dan Kars'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada milyonlarca yürek, aynı anda aynı duayı yükseltti. Sokaklarda Azerbaycan bayrakları dalgalandı, camilerde şehitler için hatimler indirildi, sosyal medyada "Karabağ Azerbaycan'dır" yankılandı.

Kırk dört gün, uykusuz geçen kırk dört gece demekti. Anneler televizyon başında dua etti, babalar telefonun çalmasından korkarak da beklediler, umutla da. Bu bekleyiş, zaferin en saf ve en insani yüzüdür.

Şuşa Kalesi ve Cıdır Düzü
Kültürün Beşiği

Şuşa Kalesi ve Cıdır Düzü

Asırlık Kafkas kültür mirasının, musiki okulunun ve edebiyat hazinesinin hürriyetine yeniden kavuşması.

Molla Penah Vakıf’tan Üzeyir Hacıbeyli’ye: Karabağ’ın Ruhu

Şuşa yalnızca askerî ve coğrafi bir kilit nokta değil; Doğu’nun ilk operasını besteleyen Üzeyir Hacıbeyli’nin, lirik şiirin kudretli sesi Hurşidbanu Natevan’ın, büyük şair Molla Penah Vakıf’ın ve kadim Muğam musikisinin doğduğu ocaktır. Şehre hâkim sarp kayalıkların yalınayak ve hafif teçhizatla tırmanılması, yalnızca askerî bir taktik üstünlük değil, milletin namus borcunu ifa etme kararlılığıdır.

Şuşa'nın zirvelerine tırmanan özel kuvvet mensupları, arkalarında bıraktıkları dağların değil, önlerinde bekleyen bir milletin sesini duyuyordu. Zorlu arazi, ağır silahların yerini hafif silahlara bıraktığı bir cesaret imtihanına dönüştü; her adım bir dua, her nefes bir ant oldu.

8 Kasım günü Şuşa semalarında yükselen ezan ve göndere çekilen bayrak, otuz yıllık hüznün resmen dağıldığını ve kadim Kafkas medeniyetinin kendi öz yatağına geri döndüğünü bütün dünyaya ilan etmiştir. O gün, Karabağ'ın taşları bile sevinç gözyaşı döktü.

campaign Tarihi Nida
“Aziz Şuşa, sen azatsın! Aziz Şuşa, biz döndük! Aziz Şuşa, seni biz ihya edeceğiz!”

Şuşa bugün hızla restore edilen Vakıf Türbesi, yeniden inşa edilen camileri, Şuşa Oteli ve düzenlenen Harıbülbül Müzik Festivalleri ile Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanını şerefle taşımaktadır.

Bu Zaferin Gerçek Sahipleri

Analar Dua Etti, Evlatlar Toprağa Düştü, Vatan Ayağa Kalktı

favorite

Şehit Anneleri

Evladını uğurlarken gözyaşını saklayan, "Vatan sağ olsun" diyerek başını dik tutan analar bu zaferin sessiz kahramanlarıdır. Her birinin yüreğinde bir yara, her birinin duasında bir bayrak var. Onların metaneti, bu milletin en büyük gücüdür.

military_tech

Aziz Gazilerimiz

Bedenlerinde cephenin izini, yüreklerinde zaferin gururunu taşıyan gazilerimiz, yaşayan birer şehadet tanığıdır. Her biri, bu topraklar için ne kadar bedel ödendiğinin canlı belgesidir. Onlara minnet, bir borç değil, bir şereftir.

family_restroom

Yurduna Dönen Aileler

Otuz yıl sonra doğduğu köyün toprağına yüzünü süren yaşlılar, ata ocağının kapısını yeniden açan genç aileler... Büyük Dönüş, yalnızca bir kalkınma programı değil; kökleriyle buluşan bir milletin gözyaşlı kavuşmasıdır.

Ebedi Hürmet ve Dua

Aziz Şehitlerimizin Hatırası Önünde Saygıyla Eğiliyoruz

Topraklarımızın her karışı uğruna canlarını feda eden kahraman neferlerimize, gazilerimize ve metanetini hiçbir şartta yitirmeyen yüce milletimize sonsuz minnetle.

Onlar, bugün özgürce nefes aldığımız toprakların temelinde yatan sessiz taşlardır. Gençliklerini, hayallerini, sevdiklerini bu davaya armağan ettiler. Bir bayrak, bir ezan, bir toprak parçası için canlarını verdiler ve verdikleri canla milletin geleceğini inşa ettiler. Adları dillerimizde, hatıraları yüreklerimizde, ruhları ise Şuşa'nın rüzgârında yaşamaya devam ediyor.

Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Her şafakta bir bayrak, her bayrakta bir şehidin gülüşü vardır.

2.908 Aziz Şehit • Müstakil ve Ebedi Vatan

Ruhları şad, mekânları cennet olsun

Kardeşlik ve Müttefiklik

“Tek Millet, İki Devlet” İlkesinin Tarihî Zirvesi

Muharebenin ilk anından diplomatik tesciline kadar Türkiye ve Azerbaycan'ın ortak kader yürüyüşü.

handshake

Türkiye'nin Diplomatik & Manevi Desteği

27 Eylül sabahından itibaren Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve 85 milyonluk Türk milleti, cumhurbaşkanlığı, dışişleri ve parlamenter düzeyde Azerbaycan'ın hak davasının yanında dimdik durmuştur. "Azerbaycan yalnız değildir" haykırışı, uluslararası arenada baskı kurmak isteyen odaklara karşı en sağlam diplomatik kalkan olmuştur.

Zaferin ardından 10 Aralık 2020'de Bakü'de düzenlenen Zafer Geçidi'ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılmış; iki devletin omuz omuza duruşu bütün dünyaya gösterilmiştir. Geçit töreninde Türk ve Azerbaycan askerlerinin yan yana yürüyüşü, "Tek millet, iki devlet" sözünün meydandaki karşılığı olmuştur.

Sakarya Dayanışması

Sakarya Azerbaycan Derneğimiz, Sakarya Üniversitesi öğrencileri ve yerel idareler ile birlikte meydanlarda düzenlediğimiz mitingler, yardım kampanyaları ve anma programlarıyla kardeşlerimizin sesi olmuştur.

Diplomatik Kalkan & Moral Güç Eylül – Kasım 2020
description

Şuşa Beyannamesi (15 Haziran 2021)

Kurtarılan kadim Şuşa şehrinde Cumhurbaşkanları İlham Aliyev ve Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan Şuşa Beyannamesi, iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşliği resmen müttefiklik seviyesine yükseltmiştir.

  • check_box Ortak Savunma: Herhangi bir üçüncü tarafın saldırısı durumunda karşılıklı askerî ve lojistik yardım taahhüdü.
  • check_box Zengezur Koridoru: Türkiye ile Azerbaycan'ı karadan doğrudan bağlayacak stratejik ulaşım vizyonu.
  • check_box Kültürel & Akademik Bütünleşme: Üniversiteler, gençlik diasporası ve ortak kültür enstitülerinin tahkimi.
Tarihî İttifak Belgesi 15 Haziran 2021
format_quote
“Bir millet, iki devlet.”

— Haydar Aliyev. Ulu Önder'in bu sözü, Karabağ Zaferi ile birlikte bir slogandan çok, tarihin hükmüne dönüşmüştür.

Zaferden Sonra

Büyük Dönüş: Yıkıntıdan Yeniden Doğuşa

Otuz yıl boyunca harabeye çevrilen şehirler ve köyler bugün yeniden ayağa kalkıyor. Zafer, bir bitiş değil; yeniden inşanın başlangıcıdır.

flight_land

Fuzuli Uluslararası Havalimanı

Zaferden yalnızca bir yıl sonra, 2021'de açılan havalimanı Karabağ'ın göklere yeniden açılan kapısı oldu.

home_work

Akıllı Köy ve Şehirler

Ağdam, Fuzuli, Cebrail, Zengilan ve Laçın'da modern yaşam alanları kurulmakta, aileler dedelerinin topraklarına dönmektedir.

temple_buddhist

Kültürel Mirasın İhyası

Camiler, türbeler ve müzeler özenle onarılmakta; Karabağ'ın asırlık kültür hazinesi gelecek nesillere taşınmaktadır.

school

Yeni Nesil, Yeni Umut

Çadır kentlerde büyüyen gençler, bugün özgür bir Karabağ'da okul, iş ve gelecek hayalleri kuruyor.

Resmî Takvim

Millî Hafıza ve Anma Günleri

Her yıl Sakarya Azerbaycan Derneği koordinasyonunda icra edilir.
27 EYLÜL

Anma Günü

Vatan Muharebesi şehitlerimizi anma ve millî birlik duruşu günü.

08 KASIM

Zafer Günü

Şuşa'nın kurtuluşu şerefine ilan edilen en yüce devlet bayramı.

15 HAZİRAN

Kurtuluş & Beyanname

Millî Kurtuluş Günü ve Türkiye-Azerbaycan Şuşa Beyannamesi Yıldönümü.

Son Söz

Bu Zafer Hepimizindir

Karabağ Zaferi; şehit olan evlatların, bekleyen annelerin, dua eden milyonların ve hakkından vazgeçmeyen bir milletin zaferidir. Onu bugün anlatırken sadece bir tarihi değil, bir vicdanı, bir kardeşliği ve bir sözü hatırlıyoruz: Azerbaycan'ın acısı bizim acımız, sevinci bizim sevincimizdir.

Gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli miras; bu toprakların hangi bedelle geri alındığını, bayrağın hangi kanla dalgalandığını unutmamaktır. Çünkü unutulan şehit iki kez ölür; hatırlanan şehit ise sonsuza dek yaşar.

Ne mutlu Türk'üm diyene, ne mutlu Azerbaycan'ım diyene!